PROGRAMLAR
 

DÖNENCE


DÖNENCE
Sunucu : Kaan Ali KOLCUOĞLU
İçerik : Müzik – Kültür – Sanat – Eğlence - Eleştiri
Yayın Periyodu : Hafta içi / Her Gün
Yayın Saati :22.00
Bir köleydi Azed Namib çölünde oysa ve kimse yüklemedi taş ağırlığından fazlasını... Annapurna dağına çıkmak kimin harcıydı kim bilir yüzde elli yaşama veya ölme şansı varken.... Anlamadım vhy? (neden?) sorusuna çünkü orada cevabını da ....! Ben Şair ceketli çocuk (Kazım Koyuncu) gibi sadece ben olmak istedim... Belki de en zoru buydu kendin olabilmek...
insan yaşlandıkça anlatacak hikayeleri çoğalırmış... öyle de 20 küsur yıl anlatınca kalmıyor heybede söylenmemiş sözcük kurulmamış cümle... Birde fütursuzca harcıyoruz günü birlik bak, geç, beğen, sil, paylaş vs.. vs.. Oysa ben gibi kalmak ben gibi yazmak ve bir ben gibi anlatmak vardı itinasız kelime seçmeden... öylece, ortaya küt diye... kim alırsa alsın nereye gider acaba demeden düşünmeden... nasıl olsa gece örter veya bir örtü tüm ayıpları ya.... hahahaha gülerim sadece ve geçerim savururken bir küfür daha gittiğin arabanın, yürüdüğün yolun, taşıdığın şemsiyenin, bozuk kaldırımın, olmayan ve bir türlü tütemeyen fabrika bacasının.... gece görüşelim varsa kanamalı bir sancın inan geçiyor veya çok çok ölüyorsun ama yalnız yani üzme diye diyorum milyonlarca canlıdan sadece birisin ölen ve adın belki anılır yarın o kadar...

İnsan bilir oysa ve ne çok bildim der bilmesi gerekenden fazlasını ve ne az bilir hiç bir şeyi aslında...
Haklısınız hayatı ıskalamamak için koşmak gerek ama bu koşturmaca da bir soluklanma anı için...
Büyük kentlerin küçük soyluları onların kent hikayeleri, devşirme öyküler, kenar kıyı sohbetleri, hayata dair aforizm ve çoğul yalnızlıklar üzerine gece psikozları...!